Kimler Samsun’u Temsil Edebilir Veya Edemez?

 


Siyasi Parti örgütleri adaylarla ilgili net bir tavır belirlememiş görünüyor. Ancak cümle aralarında, saklayamadıkları ifadelere bakılırsa, sessizlikleri kadere razı olmaktan kaynaklanıyor. Adaylar genel merkezden belirleniyor, ön seçim veya ön yoklama, eğilim belirlemesi yok, olsa da deliniyor, delinecek, hiç adı geçmeyenler son anda liste başı yapılabiliyor. Bu durum karşısında yapılacak bir şey olmadığından zorunlu sessizlik hüküm sürüyor partilerde, kaderine razı olmaktan kaynaklanan sessizlik.

 

Siyasi partilerde görülen bu yapay sükûnet, fırtına öncesi sessizliği çağrıştırıyor. Yapay sükûnetler temelde düzensizlikleri, rahatsızlıkları gizler, rahatsızlığın teşhis edilerek tedavi edilmesini engeller. Adaylar açıklandıktan sonra bu sessizlik bozulacaktır. Şimdi konuşmayıp o zaman feryat edenlerin, feryatlarını yalnız kendileri duyacaktır. Kim, kime niçin karşıysa şimdiden etkin itirazını veya kim kimi destekliyorsa etkin yaptırımını koymalı.

 

Genel merkezler partili olup olmadığına bakmazsızın tanınmış, oy potansiyeli olan, partiye katkı sağlayacak adayların peşinde. Seçmenler ise öncelikle kapısını çalabilecekleri, dertlerini anlatabilecekleri adayları tercih ederken bu adayların da bakanların kapısını çalabilmesi gerekiyor. Uzun sözün kısası seçmen aday değil, çalacak kapı arıyor, daha sonra kafasını vuracak duvar aramamak için.

 

Samsunluluğundan başka bir özelliği bulunmayan adaylar da öncelikle ve özellikle Samsunluluğu ön plana çıkarıyorlar, neredeyse mikro ırkçılık yapıyorlar. Siyasi partilerde, Sivil toplum örgütlerinde, Devlet kadrolarında becerileri ve başarılarından dolayı bulunan, başka şehirlerin nüfusuna kayıtlı insanları Samsunlu görmüyor, adaylığa uygun bulmuyorlar. Siyasi partileri iktidar veya iktidar alternatifi yapana kadar geçen zorlu zahmetli süreçte çalışanların doğum yerleri tartışılmıyor, bu aşamalarda faaliyetlerin hiçbir yerinde bulunmayan bu "Samsunlular" seçim zamanı Samsunlu olduklarını hatırlayıp, adaylığın herkesten önce hakları olduğunu öne sürebiliyorlar.

 

Kişiye özel hazırlanmış devlet ihale şartnamelerindeki gibi kendilerini tarif etmeyen hiçbir özelliği seçilebilirlik özelliği olarak görmüyorlar. Genç bir kamu görevlisi olarak geldiği Samsun'da saçlarını Samsun ve Samsunlu için ağartan onlara göre Samsunlu değil, iş yeri açarak istihdam yaratan da Samsun nüfusuna kayıtlı değilse Samsunlu değil onlara göre. Ne bir milletin ne de bir şehrin mensubu olmak o kadar ucuz değil. Sıkıntılı dönemlerde göreve talip olmayanlar. Bugün sorunlarla boğuşmak için değil, milletvekili imkânlarına kavuşmak, ceylan derili koltukların rantından yararlanmak için yollara düşmüşlerdir. Samsun için bir şey yapmanın tek yolu milletvekili olmak değildir. Vekil olmadan Samsun için yapılması gerekenleri yapmayanların kimliklerinde, kariyerlerinde ne yazarsa yazsın onlar Samsun'u temsil edemezler.

 

Samsunluluk nüfus kayıtlarıyla değil, hizmet kayıtlarıyla belirlenir. Hizmet kayıtları olmayanların nüfus kayıtları hiçbir anlam ifade etmez. Samsunlunun sırtından geçinmekle değil, Samsunluya hizmet etmekle Samsunlu olunur.

 

"İLK KEZ ALDATIRSAN YAZIKLAR OLSUN SANA, İKİ KEZ ALDATIRSAN YAZIKLAR OLSUN BANA"

/Mehmet AKSOY

 

http://www.halkgazetesi.com.tr/author_article_detail.php?id=6117

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !